"Çok günah yazmadan ölmem lazım anne"

İzmir'in Bayraklı ilçesindeki Nedret İlhan Keten İlkokulu'nda çocuklara "Çok günah işlemeden ölünmesi gerektiğinin" ve "Sevgiyi öğretmenin yolunun itaat etmekten geçtiğinin" anlatıldığı ortaya çıktı. Veliler çocuklarının "Anne çok günah kazanmadan ölmem lazım." dediğini aktardı.

  • 31 Ekim 2017, Salı 11:01

Evrensel'in haberine göre olay, 5. ve 6. sınıfta okuyan çocukların durumu velilerine anlatmasıyla ortaya çıktı. Aysel Güven isimli bir veli, "Bir gün bir arkadaşım aradı, çok üzgün ve ne yapacağını bilemez bir haldeydi. Çok korkmuştu. 6. sınıfa giden oğlu okuldan eve gelince 'Anne ben seni çok seviyorum, senin için ölürüm hatta senin için balkondan atlarım.' demiş. Bana anlatırken yaşadığı şok ve kaygı hala üzerindeydi. Çocuğuna 'Bu nereden çıktı? Nerden öğrendin?' demiş. Çocuk da din öğretmeninin derste, Hz. İbrahim'in oğlunu kurban ediş hikayesini anlattığını ve 'Allah ve anne sevgisi için ölünür.' dediğini söylemiş.' dedi." diyerek yaşananların anlattı.

Bunun üzerine aynı okulda okuyan kızına derslerde neler işlendiğini soran Güven, kızından şu yanıtı aldığını söyledi: "Kızım, 'sevgi konuşuyoruz.' dedi. 'Nasıl konuşuyorsunuz?' diye sordum. O da bana 'Siz beni seviyor musunuz? Sevgi nasıl belli edilir?' diye sordu. Ben de 'Öperim, severim' dedim. 'Yok öyle değil.' dedi. 'Nasılmış?' diye sordum. 'Ne dersen yapacakmışım, ayakkabılarını çıkar, yere otur dersen yapacakmışım.' dedi.

Kızımı 'Bunun sevgiyle ilgisi yok. Sevmek bir başkasının dediklerine itaat etmek değildir.' diyerek uyardım. Sonra öğretmenin anlattıklarını anlatmasını istedim. O da anlattı. Din öğretmeni 'Beni seviyor musunuz?' diye sormuş. Öğrenciler 'Evet' demiş. Öğretmen de 'Peki sevginizi nasıl gösterirsiniz?' diye sormuş. Çocuklar da kendince açıklamış. Öğretmen de 'Hayır' diyerek sınıfta bir kız öğrenciyi yanına çağırmış ve 'Şimdi ben ne dersem yapacaksın.' demiş. Kız öğrenciden ayakkabılarını çıkarmasını istemiş. 'Karşıma geç, yere diz çök' demiş, çökmüş çocuk. 'İşte bu Eğer beni seviyorsanız ne istiyorsam yapmalısınız.' demiş.

Okulda verilen bu eğitime tepki gösteren Güven, "Düşünün sevgiyi itaat etmekle özdeşleştiriyorlar ve bunu kız çocukları üzerinden yapıyorlar. Kız çocuklarını itaat eden bireyler haline dönüştürmek istiyorlar. Bu öğretmen daha önce de bu okuldaydı ancak eğitimdeki gericileştirme politikalarından dolayı artık bunu daha rahat yapıyorlar. Çocuklarımız büyük tehlike altında." diye konuştu.

Aynı okulda çocuğu olan ve ismini vermek istemeyen bir veli de oğlu ile yaptığı bir sohbeti anlattı. 5. sınıfa giden oğlunun yanına gelerek, "Anne ben günahkarım, çünkü küfür ediyorum. Çok günah kazanmadan ölmem lazım." dediğini aktaran veli, "Bunun üzerine 'Küfür etmek kötü bir alışkanlıktır ancak küfür ettik diye ölmemiz gerekmez. Hatalı davranışlarımızı düzeltmeliyiz.' dedim. 'Sana bunu kim anlatıyor?' diye sordum. O da 'Din öğretmeni anlattı.' dedi. Çocuklarımız büyük bir tehlike altında ve biz ne yapacağımızı bilmiyoruz." dedi.

Yaşananlarla ilgili Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği ile bir araya geldiklerini belirten veliler, bundan sonra diğer velilere de ulaşarak mücadele edeceklerini kaydettiler.

Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Gümüş, okullarda çocuklara ölümün kutsanmasını yorumladı. "Eğitimde ne yapılmamalı diyorsak, bunların hepsi bunun içinde var." diyen Gümüş şöyle konuştu:

"Çocuklara başka bir dış güce bağımlı olduğunu, kendisinin hiçbir anlam ifade etmediğini empoze etmenin en sonu, gerekirse ölümü de göze almasıdır. Ölüm varsa kendisi yok demektir aslında. Bu çocuğu değersizleştirmektir. Bu, çocuğun aklını, yetilerini değersizleştirme, korkutma, bastırmadır. Ne yapılmaması gerekiyorsa burada yapılıyor. Korkak, dışlanmış, itaatkar, pısırık çocuklar yaratılmak isteniyor. Bu daha sonra IŞİD (DEAŞ) terörü gibi şiddete dönüyor. Kendini öldürmesi değil, daha kolayı olan karşısındakini öldürmeye dönüyor. Yarın kendisi gibi olmayını öldürmeye dönüyor iş."

Eğitimde çoğulculuğun olması gerektiğini vurgulayan Gümüş sözlerine şöyle devam etti:

"Bu olmazsa iş bilimsel eğitimden çıkar, telkin ve terbiyeye dönüşür. Bu öğretmenler ve bu anlayışın yeniden denetlenmesi, bu tipteki kişilerin okullardan hızla uzaklaştırılması gerekir. Ve bunu uygulayanlar tedavi edilmelidir. Bunu bu şekilde yazan öğretmenden, MEB'e kadar. Bu kişiler çocuklara zarar veriyor ve öğretmen yeterliliği içinde değiller."

Çocukların söz konusu yaş döneminde çevresini ve dünyayı sorguladığını ifade eden Gümüş, “Bu anlatımların karşısında bir anne babanın çaresizliğini düşünün. Karşısında bir din var. Bir şeyin yanlışlığını ve doğruluğunu söyleyemiyorsak bunun bir dersi olmaz. Hep söylüyoruz: kimya, biyoloji, fizik, temel sosyal bilimler önemli. Tam da bundan dolayı önemli” dedi.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

Türkiye'de yaşamaktan memnun musunuz?

yukarı çık