Palu ailesi gözaltına alındı

Kocaeli Körfez Başsavcılığı, Türkiye gündemini son günlerde meşgul eden Palu Ailesi hakkında gözaltı kararı verdi.

Palu ailesi gözaltına alındı
  • 09 Ocak 2019, Çarşamba 15:54

Müge Anlı ile Tatlı Sert programında canlı yayında Palu ailesi hakkında yeni gelişmeler bir bir açıklanıyor. 

Kocaeli Körfez Başsavcılığı, kasten adam öldürme suçu kapsamında Palu ailesi için gözaltı kararı verdi.

Emine Ustael, Havva Palu, Fatih Palu ve İsa Palu hakkında gözaltı kararı çıktı. Kocaeli Cinayet Büro ve Gasp Büro Amirlikleri Palu Ailesi fertlerini gözaltına alıyor.

Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri de savcılığın talimatıyla ailenin evinde arama yapıyor. Ekipler, suç unsuru oluşturabilecek delil aranıyor. Palu ailesinin telefonları da incelemeye alındı. 

Palu ailesi olayı nasıl başladı?

Türkiye, 21 Aralık’tan bu yana ‘Müge Anlı ile Tatlı Sert’ programında kan donduran iddiaların eşliğinde Palu Ailesi’ni izliyor. İki cinayet, bir cinayete azmettirme, kendi öz evlatları dahil 4 çocuğa ve baldızına tecavüz etmekle suçlanan damat Tuncer Ustael’e, kızları ve torunları öldürülen aile bireylerinin bizzat yardım ettiği ileri sürülüyor. İşte Palu Ailesi ile ilgili akıl almaz iddialar.

Kocaeli’de yaşayan Harun ve Havva Palu çiftinin 5 çocuğu bulunuyor: Fatih, İsa, Emine, Meryem ve Ayşe Melek.

Palu ailesinin kabusu, Tuncer Ustael’in, kızları Emine Palu ile evlenmesiyle başlıyor. Kardeşi Meryem de Ahmet ile dünyaevine giren Emine'nin Tuncer Ustael'den bir kız bir de erkek çocuğu oluyor. Meryem ve Ahmet çiftinin de Recep ve Melike adlarında iki çocuğu dünyaya geliyor.

Sapık Tuncer kendisini tüm aile içinde ‘cinci hoca' olarak tanıtıyor. Ailede ona sadece baba Harun ve bacanağı Meryem'in kocası Ahmet inanmıyor. Ahmet’i ortadan kaldırmak isteyen Tuncer, eşinin kardeşi İsa’yı etkisi altına alıp onu öldürtüyor. Baba Harun oğlunun hapse girmesini istemediği için suçu üstleniyor ve hapse giriyor. 

Ahmet ölünce Meryem ve iki çocuğu (Recep-Melike), Tuncer’in kapıcı dairesinde kalmaya başlıyor. Tuncer burada evde kalan herkese tecavüz ediyor, işkencelerde bulunuyor. İşkence ve tecavüzlerin sonucunda evden kaçmayı başaran Recep hastane kontrolünün ardından yurda yerleştiriliyor.

Eşinin kardeşine cinayet işletti

Anne Havva Palu'nun kızı ve torununu öldüren damat Tuncer Ustael'e yardım ettiği iddia ediliyor. Tuncer Ustael'in karısının kardeşi İsa Palu'nun bacanak Ahmet'in cinayetinde yardım ettiği iddiası var. Eşi Emine Ustael ise yüzündeki morluklara rağmen her ortamda, TV ekranlarında bile kocasını savunuyor. Fatih Palu ise baştan beri çelişkili ifadeler veriyor.

Öz çocuklarına tecavüz

Müge Anlı canlı yayınına Tuncer Ustael ve Palu ailesini tanıyanlar bağlandı. Telefon bağlantısı kuran komşuların ifadeleri Müge Anlı'nın stüdyosunda şok etkisi yarattı. Meryem Tahnal, tam 10 yıl önce babası tarafından öldürülen eşinin tehditleri nedeniyle hurda bir araçta ailesiyle birlikte yaşıyordu. Bir gece tuvalet ihtiyacını gidermek için araçtan ayrıldı. Ardından esrarengiz biçimde ortadan kayboldu. Kaybolduğunda 32 yaşında olan Meryem Tahnal'ın akibeti gizemini korurken 3 Ocak Müge Anlı canlı yayınında ortaya çıkan bilgiler sır perdesini araladı.

Tuncer Ustael hakkında dehşete düşüren bilgileri Müge Anlı canlı yayında paylaşırken, anne – kızın gömüldüğü iddia edilen yerde Kocaeli Emniyet Ekipleri, kadavra köpeği Melo ile arama başlattı. Tuncer Ustael'in aynı zamanda sadistik cinsel fantezileri olan, işkence yaparak tecavüz etmekten hoşlanan bir adam olduğu iddia ediliyor. Sürekli işkence ettiği ve cinlerle korkuttuğu karısının önünde baldızına, kendi öz çocuklarına ve yeğenlerine tecavüz ettiği öne sürülen Tuncer Ustael, erkek çocuk ve erkek yeğenine fiili livatada bulunduğu da iddia edildi.

2006 yılında Meryem, kocasının kendisini sattığını söyleyerek İzmit'teki baba evine geri döndü. Ancak kocası Meryem'in peşini bırakmadı. Zaman zaman polislerin araya girerek sonlandırdıkları tartışma felaket bir sonla bitti. Meryem Hanım'ın babası Harun Palu, damadını öldürdü. İşlediği cinayet suçundan 7 yıl hüküm giydi.

İşlenen cinayetin ardından öldürülen eşin akrabaları, Meryem ve ailesinin peşine düştü. Meryem Hanım, çocuğu ve 4 aile bireyiyle birlikte bir servis aracının içinde yaşamaya başladı. Sürekli olarak yer değiştiren aile bireyleri hiçbir şekilde bir eve sığınmadı.

Takvimler 2008 yılının Aralık ayını gösterdiğinde 32 yaşındaki Meryem Tahnal, yaşadığı servis aracından dışarı çıktı. Ardından kayıplara karıştı. İki çocuk annesi kadının izine 10 yıl boyunca hiç kimse rastlayamadı. Meryem'in kaybolmasından bir yıl sonra Meryem Hanım'ın kızı Melike'yi amcası Halit Tahnal gelip aldı. Ancak Melike'den de 9 yıldır haber alınamıyor.

Kocaeli Körfez İlçesinin Tütünçiftlik bölgesinde hurda bir otomobilin içinde yaşamaya devam eden baba Harun ve anne Havva Palu, çevre sakinlerinin ihbarı üzerine Kocaeli Belediyesi'ne ait barınma evine yerleştirildi.

Ne Olmuştu?

Müge Anlı’nın Tatlı Sert adlı TV programında kan donduran iddiaların eşliğinde Türkiye, Kocaeli’nde yaşayan Palu Ailesi’nin 2 cinayet bir cinayete azmettirme ve öz evlatları dahil, 4 çocuk ve baldızına tecavüz eden damat Tuncel Ustael’in akılalmaz hikayesini izledi.

Her gün yeni bir bilginin ortaya çıktığı ailenin ruhsal durumunu değerlendiren İstanbul Gelişim Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ertan Tezcan, ‘büyü psikolojisi’ adı verilen kavram olduğunu ve bunun Türkiye´de zannedildiğinden daha sık görüldüğünü ifade etti.

Gerçeğe uymayan düşünceleri kişilere empoze edebilirler

Palu Ailesi’nde yaşanan olaylarda tüm aileyi etkisi altına alan Tuncer Ustael´in davranışlarının paylaşılmış paranoid bozukluk hastalığına benzeten Ahmet Ertan Tezcan, “Bu hastalıkta baskın denilen bir kişi vardır, bu kişi ağır hastadır ve hezeyanları vardır. Mantıklı tartışmayla değiştirilmeyen, gerçeğe uymayan düşünceleri bir şekilde etkide kalan kişiye empoze eder. ‘MIT beni takip ediyor, CIA beni takip ediyor ‘ der ve en az 20-30 inanan bulabilir. ‘Birileri bana kötülük yapmak istiyor, peşimdeler, uğraşıyor’ der ve yine bir takım taraflar bulabilir. Bunu çeşitli inanç organizasyonlarında da görebilirsiniz. Bazı inanç organizasyonlarında bu intihar boyutuna gidecek şekilde de olabilir” diye konuştu.

Bu tür durumlarla karşılaşmaya devam edeceğiz

Palu Ailesi’nde yaşanan durumun pratikte zannedildiğinden fazla görülen bir durum olduğunun altını çizen Tezcan, “Bu vaka, baskın kişinin etkide kalan kişileri etkileyip hezeyanlarını onların üstünden doyurmasından başka bir şey değildir. Cehalet ne kadar artarsa, eğitim seviyesi ne kadar düşerse ve toplum ne kadar kapalı hale gelirse maalesef bu tür durumlarla karşılaşmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

‘Bu durum hiçbir zaman için son değil’ diyen Tezcan, “Burada etkide kalan kişilerin baskın olan kişiden süratle ayrılması gerekiyor ve etkide kalan kişilerin mutlaka etkin bir tedavi ile mutlaka tedavi altına alınması gerekiyor. Baskın kişinin de mutlaka rahatsızlığının yani bunun anti sosyal kişilik bozukluğu mu? Psikotik bozukluk mu? Ağır borderline kişilik bozukluğu mu? olup olmadığının belirlenip mutlaka ona göre gözlem altında bulundurulması gerekiyor. Yaptığı eylemlerden kanun nazarında ne kadar sorumlu olup olmadığının bilincinde olması gerekiyor” açıklamalarında bulundu.

Büyü psikolojisi var

Büyü psikolojisinin Türkiye´de sıkça görüldüğünü ve bu tip vakalarla çok sık karşılaştıklarını dile getiren Psikiyatri Uzmanı Tezcan, “Günlük hasta uygulamamızda da günde en az 2-3 kere mutlaka karşımıza büyü, muska ile ilgili bir takım söylemler karşımıza çıkıyor. Buna benzer olaylarla çok karşılaşıyoruz. Bir şizofreni vakasında, obsesif kompulsif bozukluk vakasında, panik bozuklukta bile kişi kendisine büyü yapıldığını, muska yapıldığını, bir takım kişilerin kendisiyle uğraştığını düşünerek maalesef tıp dışı seçenekler içerisinde bulunabiliyor. Psikoz, yani gerçeği değerlendirme yetisi bozulan hastaların ‘büyücüye, muskacıya’ başvurmadan bize geldiklerini hiç görmedim” dedi.

Tedavi edilebilir

Paylaşılmış paranoid bozukluk yaşayan bu tür vakaların birçoğunun etkilendikleri kişiden ayrıldıkları zaman süratle normale dönmeye başladığını söyleyen Psikiyatri Uzmanı Ahmet Ertan Tezcan, “Bir kısmı dönmeyebilir onlarda da ciddi tedaviler gerekebilir. Burada tedavide ana unsur etkilenen kişilerin baskın kişiden ayrılmasıdır” diye konuştu.

Sağlıklı bireylerin de neredeyse günde ortalama 6-7 defa yalan söylediğini kaydeden Tezcan, “Yalan söyleme hastalığına mitomani denir. Burada yalan söylemek, bir çeşit hayal kurmak gibidir. Bizim için kişinin kendi söylediği yalana ne kadar inandığı önemlidir. Bahsedilen olayda kişilerin söylenilen yalana da inanması söz konusu. Bu da ayrı bir hastalık ama bu etkilenmenin içinde bir tanı ölçütü olarak da var. Dolayısıyla baskın kişiden ayrıldığı zaman gerçekleri ve doğruları karşıdaki kişilerin anlayacağı biçimde anlatıp, sorunu halletmek gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Herkes bireysel tedbir almalı

Yaşanan bu tür olaylara karşı herkesi bireysel tedbir alması gerektiği konusunda uyaran Tezcan, “Bazen hepimiz bir şekilde kandırılabilir hale gelebiliriz. Buna çok dikkat etmemiz gerekiyor. Mutlaka sorgulamak ve eğitim gerekiyor. Bilmediklerimizi araştırmak, araştırdıklarımızı öğrenmek, öğrendiklerimizi de yaymak gerekiyor” dedi.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık