site yanıı sol

Akşener: Atatürk'e bir duayı çok gördü

Partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti lideri Meral Akşener, "Bir yandan ezanımız üzerinden mukaddesatımızla uğraşan zihniyetle mücadele ediyoruz, diğer yanda o ezan susmasın diye canı pahasına mücadele vermiş Mustafa Kemal'e bir duayı çok gören zihniyetle mücadele ediyoruz" dedi.

Akşener: Atatürk'e bir duayı çok gördü
  • 13 Kasım 2018, Salı 14:41

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener partisinin grup toplantısında konuştu.

Diyanet İşleri Başkanı Eli Erbaş'ın Kadir Mısıroğlu ziyaretine çok sert tepki gösteren Akşener, Erbaş'ın görevden alınması çağrısında bulundu. 

Akşener'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Geçtiğimiz günlerde elim bir hadise yaşandı. Yüksekova’da, 7 kahraman evladımızı şehit verdik, 25 gazimiz var.Şehitlerimize Allah’tan rahmet, kahraman ordumuza ve aziz milletimize, başsağlığı diliyorum. Gazilerimize acil şifalar diliyorum. Rabbim, Mehmetçiklerimizin yar ve yardımcısı olsun.Ayakları taşa değmesin.

Konuşmama başlamadan önce, sizinle bir gelişmeyi paylaşmak istiyorum. Geçen hafta, SMA hastaları için yaptığımız çağrı ve verdiğimiz destek sonucunu verdi. Sağlık Bakanı, SMA hastalarının başvurularının işleme alınacağını açıkladı. İYİ Parti adına kendisine teşekkür ediyorum.

Bugün terör örgütlerini üzerimize salanlarla, yüz yıl önce Sevr’i önümüze koyanlar, aynı cephededir.15 Temmuz 2016’ da, aziz milletimize kurşun yağdıran hainlerle, aznavura asker yazılanlar, aynı ruh kökündendir.Tarih şahittir ki, Türk milleti dün işgal ve ihanete geçit vermediği gibi, bugün de, yarın da vermeyecektir.Tereddütümüz yoktur ki;Ezan susmayacak, bayrak inmeyecek. Ve Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

Biliyorsunuz, geçtiğimiz Cumartesi, Türk milletinin birlikte gözyaşı döktüğü 10 Kasım’ın, 80’inci yıldönümüydü.Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, bir kez daha rahmet, dua ve özlemle andık.Saatler 9’u 5 geçeyi gösterdiğinde, dünyada eşi benzeri olmayan şekilde saygı duruşundaydık.Bir milletin, aynı anda, aynı şeyi yaptığı o bir dakika, aslında bir ömre sığmayacak kadar derindir.Ancak, o derinliği göremeyenler yine devredeydi.Bir yanda, ezanımız üzerinden mukaddesatımızla uğraşan zihniyetle mücadele ediyoruz.Diğer yanda, o ezan susmasın diye, canı pahasına mücadele vermiş Mustafa Kemal’e, bir duayı çok gören zihniyetle mücadele ediyoruz.

Kime vefa gösterdi biliyor usunuz, fesli nasipsize

Diyanetin başındaki zat, 9 Kasım günü camilerimizde okunan Cuma hutbesinde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve silah arkadaşlarına, bir Fatiha’yı çok gördü.Allah’tan korkun !Allah’tan korkmuyorsunuz, bari kuldan utanın !Cuma hutbesinde bu vefasızlığı yapan Diyanet İşleri Başkanı, ertesi gün, 10 Kasım’da kime vefa gösterdi biliyor musunuz;Kurtuluş Savaşımız için “Keşke Yunan kazansaydı” diyecek kadar gözü dönmüş, fesli nasipsize.Dün sosyal medyadan sordum. Bugün de burada soruyorum. Yunanistan tarafından işgal edilen 18 adamıza atanan papazlara da hayırlı olsuna gidecek misin?Burada tarihin önemine de dikkat çekmek istiyorum. Kalktı, 10 Kasım günü, milletimizle alay eder gibi, feslinin ziyaretine gitti.Başkanlığını yaptığın Diyanet İşlerini Atatürk kurdu.Atatürk’e hakaret eden adama gidecek başka gün mü yoktu.

Aziz milletimin huzurunda, Diyanet İşleri Başkanı’na açıkça soruyorum;Oraya, o adamın bağlı olduğu dış merkezlere mesaj vermek için mi gittin?Bir kez daha soruyorum;Oraya, o adamın bağlı olduğu dış merkezlere mesaj vermek için mi gittin?Vesileyle bir şeyi hatırlatmak isterim.Sayın Cumhurbaşkanı, size sesleniyorum;Tarihi, dizilerden ve o fesli nasipsizden öğreniyorsunuz. Bu bizi incitiyor. Bu bizi kahrediyor.İslamın kılıcını taşımış Türk Milleti’nin Cumhurbaşkanı;-Kudüs Fatih’i Selahaddin Eyyubi’ye “Ahlaksız” diyen bir meczuptan, tarih öğrenemez.Türk Devleti’nin Cumhurbaşkanı;Türk hakanı Timur’a “Melun” diyen adamdan, tarih öğrenemez.

Terör örgütüyle iş tutmuş birinden diyanete başkan olmaz 

Cumhuriyetin Cumhurbaşkanı;Kurtuluş Savaşı için “Keşke Yunan kazansaydı” diyen adamdan, tarih öğrenemez.Bu aziz milletin Cumhurbaşkanı;İstiklal Marşını yazan Mehmet Akif’e küfreden adamdan, tarih öğrenemez.Gel bizden öğren. Biz hala Zeki Velidi’nin talebesi olmakla iftihar ediyoruz.Sayın Cumhurbaşkanı, o adamın danışmanlığına son verin. Yanınızdan uzaklaştırın.Milli değerlerimize dil uzatan bir adamın, Cumhurbaşkanı’nın yanında işi olmaz.Bu adamın ayağına giden Diyanet İşleri Başkanı’nı da, görevden alın.Fetö derneğinde yöneticilik yapmış o başkanı, size kim önerdi?  Bilin ki, dost değil. Terör örgütüyle iş tutmuş birinden, Milletimizin diyanetine başkan olmaz, olamaz.

Farkında değil misiniz?Ülkemizi hedef alan dış odaklara mesaj veriyorlar; biz de sizdeniz diyorlar.Dikkat sayın Cumhurbaşkanı, dikkat !Aziz Milletim,Ezanımızla uğraşan kim varsa, bil ki derdi sen değilsin.Cumhuriyetimizle uğraşan kim varsa, bil ki derdi sen değilsin.Tek niyetleri, duygu sömürüsü. Tek niyetleri, inanç istismarı. Tek dertleri, kendi koltukları. Türkiye’nin kalkınmasının, milletimizin huzur ve refah içinde yaşamasının önünde ki en büyük engel, birbirleriyle paslaşıp duran, iktidar ve muhalefet partileridir.Bunların hepsi iş başına geldi. Hepsi denendi. Memleket için bir tek çivi bile çakandan, Allah razı olsun. Kimi az yaptı, kimi çok. Ama sonunda hepsi de, millete sırtını döndü.Biliyoruz ve görüyoruz ki, milletimiz her şeyin farkında. O yüzden kartı hazırladı. Ve 31 Mart’ı bekliyor.Sorarım size, o kartın rengi ne?Evet, kırmızı. Hem de, direk kırmızı. İktidara da kırmızı, o muhalefet partilerine de kırmızı.

Mondros'u kutlamaya mı gittiniz?

Şanlı Türk tarihi bir kaya gibi ortada dururken, bunlar dünyayı Fesli tarihinden okumaya devam ediyor. Beyefendi Fransa’da gerçekleşen 1. Dünya Savaşı’nın sona ermesinin yıl dönümü kutlamalarına katıldı.

Aç kulağını iyi dinle.Türk Milleti için 1. Dünya Savaşı 11 Kasım 1918’de değil.9 Eylül 1922’de, İzmir’de bitmiştir. Türkler savaşın sonuçlarını tanımayan tek millettir.1. Dünya Savaşının galip devletleri orada. Anladık.Mağlubiyet metnini kabul eden Almanya orada. Onu da anladık.Peki 1. Dünya Savaşı’nın sonucunu kabul etmeyen ve İstiklal Harbi’ni başlatan Türk milletinin temsilcisi olarak sen ne a1rıyorsun orda? Mondros’u kutlamaya mı gittin, Senin ne işin var orada?

Millete şarbonlu et yedirdiniz

Bir paket çay 30 lira olmuş, 1 teneke salça 70 lira. Millet yavan ekmeğin hesabında, ama beyefendi yağla-balla besleniyoruz sanıyor. Et fiyatları için ne dedi biliyor musunuz? “Refah arttı, o kadar çok et tüketiliyor ki, fiyatlar o yüzden yükseldi”Deyim yerindeyse Ağa milletle eğleniyor.

81 milyon işi gücü bırakmış, sabah-akşam et yemişiz… E iktidar da millete et yetiştiremez olmuş, ve fiyatlar artmış. Sanki millet açlıktan değil protein yüklemesinden müzdarip.Allah aşkına, Milletini tanıyan adam böyle konuşur mu? Allah’tan korkun be. Hayvancılığı bitirdiniz. Yeme %70 zam yaptınız. Millete şarbonlu et yedirdiniz. Besmelesiz et yedirdim demiyor da “az yiyin de fiyatlar düşsün” diyor. Bakın, Tarım Bakanı, kişi başına yıllık et tüketimimiz 15 kilo diyor. Dengeli beslenme için, bunun en az 33 kiloya çıkması lazım.Amerikalılar, kişi başına yılda 120 kilo, Avrupalılarsa 80 kilo et tüketiyor. Onlarda zam yok. Yılda 15 kilo et ile yetinen Türkiye’de, zam üstüne zam.

Refahla ilgili söyledikleri de yanlış. Herkes eline kalemi kâğıdı almış, nereden neyi kısabilirim diye hesab-ediyor. Her 3 gençten birinin işsiz olduğu ülkede, hangi refahtan bahsediyorsun?20 milyona yakın vatandaşımızın, sosyal yardımlara muhtaç olduğu Türkiye’de, hangi refahtan bahsediyorsun?Öğünler eksilip, lokmalar küçülürken, siz hangi sofralardasınız ki, bol bol et tüketildiğinden bahsediyorsun? Fransa kraliçesi Mari Antuane, “Ekmek bulamayan pasta yesin” demiş ya, bizim iktidar da, ekmek bulamayana, bunlar çok et yiyolar, diyor.

Kriz parti ayrımı yapmıyor

Eeey iktidar; Bu tabloya, siz refah diyorsunuz ama, biz millet olarak, bildiğin kriz diyoruz.Krizi, saraya 48 yeni araç alan siz değil, millet olarak biz yaşıyoruz. Üstelik kriz parti ayrımı da yapmıyor. İktidara oy vereni de, vermeyeni de yakıyor.İktidar muhalefete oy verenleri ateşe atıp, AK Partilileri kurtarmış değil. Tablo, AK Partilileri de yakıyor. Çünkü iktidar, kendisini iktidara taşıyanlara sırtını döndü. Kendisini yıllardır iktidarda tutan vatandaşları unuttu. Para babası bir avuç yandaştan başka, kimseyi kurtaracağı yok.Ağlak müteahhite “Kurtarma planı” hazırlıyor, burs isteyen gencimize de “beleşçi” diyor.Esnafa “fırsatçı” diyor. 

Emeklilikte yaşa takılanlara da “yük olur” diyor. İş isteyeni fırçalıyor, sosyal yardımları kesmek için fırsat kolluyor. Ama yandaş kodamanların satılmayan evlerini, milletin parasıyla satın almaya kalkıyor. Buradan uyarıyorum;Yandaş müteahhiti kurtaracağım diye, milletimize nefes aldıran sosyal yardımları kesmeye kalkma.

Ve buradan ilan ediyorum; İYİ Parti olarak, 31 Mart’tan itibaren, yandaşın cebine aktarılanları toplayacağız. Vatandaşımızın cebine koyacağız. O yardımlar, üreten milletimize, analarının ak sütü kadar haktır, helaldir. Farkımız odur ki, bunların çaldıklarını gerçek sahibine, milletimize vereceğiz.Yandaş müteahhidi kurtarma hazırlığı dedim ya, bunu biraz açalım. İktidara yakın müteahhitlerin buluştuğu bir dernek, üyelerine çağrı yaptı. Elinizde kalan, satamadığınız ev ya da işyerlerinin listesini gönderin dedi. Neden? 
İktidar, paraya boğduğu o zenginleri ihmal etmemiş, kafa yormuş. Ellerinde kalan binaları, sizin, milletin parasıyla devlete alacaklar. Nasıl yapacaklar bunu?Binaları indirimli satın alacaklar. Paranın yüzde 70 ile banka kredilerini kapatacaklar. Kalan yüzde 30’unu da o müteahhitin cebine koyacaklar.

Suriyelilere para var

Bizim içinden çıkamadığımız bir hesap daha var. İktidarın sarayı, günde 2 trilyon lira yiyor… Bakın, aylık-yıllık falan değil, günlük 2 trilyon lira… Ayda 60 milyar da maaşı var. Emeklilerimizi itham ediyor ama, kendisi “Çift dikiş” yapmış, bir de emekli maaşı alıyor. Gemicikleri filan saymıyoruz bile. Gözümüz yok, helalindense Allah daha da versin. Elini cebine attığı da yok. Et bedava, ekmek bedava… Hepsine eyvallah da, bütün bunlar neyine yetmiyorsa, bir de maaşına %26 zam yapıyor? 60 milyar yetmez, 75 milyar verin diyor…

Şunu baştan söyleyeyim: Türk devleti gerekirse, Cumhurbaşkanına 1 milyon lira maaş da verir. Mesele bu değil… Ama millet, nefesi bile sayarak alacak hale gelmişken, bu nasıl bir rahatlıktır? Millete fedakârlık çağrısı yaparken bu nasıl pişkinliktir? Milletin yastık altındaki 3 kuruşluk birikimine göz dikmişken, bu nasıl bir iştahtır…

Açık açık söylüyorum; “ekonomik kurtuluş savaşı veriyoruz” deyip, sonrada kendi maaşına %26 zam yapmak, cepheden kaçmak demektir. Ekonomide kurtuluş savaşı veriyorsak, en önde sen olacaksın! Kendi yapmadığını, bizden isteyemezsin.İşçiye, memura, emekliye, asgari ücretliye de, en az %26 zam yapmadan, kendi maaşına yapamazsın.Türkiye’yi uçurucam diye çıktın oralara… Maşallah, bir tek sen ve yandaşların taktınız kanatları..

Aziz Milletim, sevgili gençler;Hz. Ömer’in idare anlayışını özetleyen muhteşem bir sözü var;“Dağlara buğday serpin ki, Müslümanların ülkesinde kuşlar aç kalmasın” diyor.Peki bu muhteremler ne yapıyor?“Ne bulursanız çökün, kimseye bir şey kalmasın” diyor. 117 bin öğretmen açığımız var. 400 bin de atanamayan öğretmenimiz… Yapın şu atamaları diyoruz, kaynak yok diyorlar. 

Kamuda, çeşitli bahanelerle kadro vermediğiniz bütün taşeron işçilerimizi kadroya alın diyoruz, havaya bakıp, ıslık çalıyorlar… Ama iş Suriyeli mültecilere gelince Türkiye’nin kaynağı çok.Suriyeli mülteciler, bu bonkörlük sonucu, Kilis’te Hatay’da Urfa’da, Gaziantep’te nüfus çoğunluğuna ulaşmak üzere. Bu illerimizde Suriyelilere ev sahibi, Türk vatandaşlarına ise misafir muamelesi yapılıyor.Suriyelilere sağlık hizmeti bedava, ilaç bedava, doğum bedava. Türk vatandaşları ise sigortasını ödeyebilirse sağlık hizmeti alıyor. İlaç için katkı payı ödüyor. Suriyeliler istediği yere dükkan açabiliyor. Dükkanlar kaçak ürünlerle dolu kontrol eden yok. Suriyeli bir esnaftan bir kuruş vergi alınmıyor. Karşısındaki Türk esnaf ise vergi borcunu, sigorta borcunu ödemekle meşgul. İflas edince de dükkanını Suriyeliler satın alıyor.

Cumhurbaşkanı öğrencilere burs alıp bedavacı olmayın diyor ya.Suriyeli öğrencilere 1200 lira burs veriyoruz, biliyor musunuz?Asgari ücretin altında emekli maaşı kalmasın diyoruz, yok deyip yalan söylüyorlar.Her şeye bir bahaneleri var, ama bir derde derman oldukları yok. Millete gelince “yok” oluyor, yük oluyor.Bakın size başka bir örnek vereyim;Osmangazi Köprüsü, Avrasya Tüneli ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri için, 2017’de yandaş müteahhide ödenen para ne kadar biliyor musunuz? 1 milyar 986 milyon lira. Eski hesapla, 2 katrilyon lira.Bu ne parası? Hani bu köprüler yapılırken, araç geçiş garantisi verdiler ya… İşte o geçen değil, geçmeyen araçlar için, bizim cebimizden verilen para. Bunun gibi başka köprü, tünel, otoyol, havaalanı, hastaneler de var. 

Çalmayın diyoruz, “yatırıma karşı mı çıkıyorsunuz” diyorlar. Yatırıma karşı çıkmıyoruz kardeşim, daha fazlasını yapın, ama çalmayın, çaldırmayın…Çalmadan çalışamıyor musunuz? Sayıştay raporları her şeyi döküyor ortaya. Bir metre hortuma 78 lira ödemiş, vicdansızlar… Nereye el atsan rüşvet, yolsuzluk, hırsızlık patlıyor…Allah’a inanıyoruz diyorlar, ama Allah’tan korkmuyorlar. Bu mu sizin dindarlığınız? Nerede eminlik? Nerede dürüstlük? Nerede güzel ahlak? Mukaddes kitabımız dilinizden kalbinize inmiyor mu?Namaz sizi kötülükten, fenalıktan, hırsızlıktan alıkoymuyor mu? "

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık