Gül'den iktidara gönderme

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Bahçeşehir Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada, "Her şeyi komplo teorilerine bağlamaya kalkarsak o zaman da o ülkeleri yönetenlerin hiç mi akılları yokmuş sorusunu sormamız gerekir." dedi.

Gül'den iktidara gönderme
  • 09 Kasım 2017, Perşembe 12:01

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Cumartesi günü Bahçeşehir Üniversitesi Hükümet ve Liderlik Okulu tarafından bu yıl 9'uncusu düzenlenen "Diplomat Okulu" programının açılışında yaptığı konuşmada iktidara yaptığı örtülü eleştiriler dikkat çekti.

İşte o konuşmadan satır başları:

"Değerli arkadaşlar bizim ülkemiz bu Dünya’nın bir parçası, Avrupa’nın bir parçası olarak kendi gelişimini gösterdi. 1950’lerde çok partili sisteme geçti Türkiye. Türkiye’de tekrar büyük bir hürriyet havası esti. Büyük kalkınma hamleleri oldu. 1960’da maalesef bir askeri darbe oldu. Başbakan, dışişleri bakanı, maliye bakanı bugün hep büyük bir hüzün ve utançla tarihe baktığımızda görüyoruz, maalesef hayatlarını çok acı bir şekilde kaybettiler. 1980’de başka bir müdahale oldu, yine yüzbinlerce insan büyük acılar çekti. 1997 yılında o zaman post- modern darbe olarak adlandırılan başka bir müdahale oldu. Maalesef yine çok sayıda insan büyük acılar çekti. 2016 yılında 15 Temmuz’da çok hain bir darbe teşebbüsüyle Türkiye karşı karşıya kaldı. Ne acı ki bugünkü dünyada, böyle şeffaf bir dünyada olağan üstü hal ile yönetilen bir ülke haline dönüştük. 2003 yılında iktidara geldiğimizde Güneydoğuda uygulanmakta olan olağanüstü hali Başbakan olduğumda kaldırmıştım. Şimdi bütün bu acı gerçekleri bilmemiz gerekir.

Evinin için düzenli olmayan ülkenin güçlü dış politikası olmaz 

Dış politikasının güçlü olabilmesi için bir ülkenin önce evinin içinin düzenli olması lazım. Evinin içi düzenli olmayan bir ülkenin çok güçlü bir dış politika güdebilmesi mümkün değildir. Onun için hep derler “Foreign Policy starts at home”, yani dış politika önce evinde başlar. Evin içi dediğimde sağlam bir siyasi yapı, kuvvetler ayrılığına bağlı demokratik bir sistem, hukukun evrensel şekilde eşit uygulandığı bir hukuk düzeni, güven veren, ayrım yapmadan sadece haklı ve haksız ayrımı yapan temel hak ve özgürlüklerin evrensel anlamda garanti altına alındığı bir ülke kastediyorum. Şeffaflık, hesap verebilirlik, iyi yönetişim dediğimiz ilkelerin geçerli olduğu bir ülkenin dış politikası da muhakkak ki güçlü olur. Böyle bir ülkenin çizdiği porte bütün dünyada güçlü olur. Böyle bir ülkenin bu dediğimiz unsurları o ülkenin “Soft Power” dediğimiz “yumuşak güç” kısmını çok güçlü yapar. O ülke önce çevresine sonra da Dünya’ya karşı hem model olur, hem vaktiyle Dışişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı olarak sıkça kullandığım tabirle “Source of inspiration” dediğimiz ilham kaynağı olur. Ve nitekim uzun bir süredir Türkiye bu açıdan baktığımızda bütün çevremize gerçekten ilham kaynağı olmuştur.

Düşman oluşturmadan ilerleyeceksiniz

Diplomasi mecbur kalıp da güç kullanmamak için var, tatlı dille meseleleri çözmek için var. Acı dille zorla meseleleri çözersin ama onlar çok kalıcı olmaz. Önemli olan kazanım zaten. Siz ilerlerken anti-tezinizi oluşturmadan, düşman oluşturmadan ilerleyeceksiniz ki bu ülkeler içerisinde de bölge içerisinde de hep beraber sevgi ve mutluluk olsun. Onun için “yurtta sulh cihanda sulh” lafı gerçekten çok olağanüstü bir laftır. Barışın kendi ülkenizde, çevrenizde ve bütün dünyada temini için uğraşmak. Bunun için de bölgede ve her ülkede az önce söylediğim demokratik anlayışın ve uygulamaların yaygınlaşması lazım.

2014'te görüntümüz bozulduğu için seçilemedik

Ben 2005 yılında Dışişleri Bakanı iken Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) adaylığını ilan etmiştim. Değerli Büyükelçi Namık Bey o zaman bakanlıkta benim sözcümdü. Hatırlayacaktır bakanlık kapısının önünde gazetecileri toplamıştım ve 2009-2010 Güvenlik Konseyi adaylığına talibiz demiştim. O zaman çok istihzayla karşılamışlardı bizi bazıları, Türkiye güvenlik konseyine nasıl seçilir diye. Ama az önce söylediğim unsurlar ile reformcu zihniyet içerisinde öyle bir olumlu bir perspektif, bir portre çiziyorduk ki seçileceğimize emindim. 2008 yılında BM’de oylama yapıldı ve 192 ülkeden 151 oy alarak ilk turda seçildik. Batı Avrupa adayı olmuştuk. Daha sonra da Türkiye Cumhurbaşkanı olarak 2010 yılında başkanlık etmiştim. Şimdi çok basit bir örnek size. İçeride demokrasisi güçlü, hukuku güçlü bir reformcu zihniyet, noksanlarının farkında olan, noksanlarını kapatmak için bunları açıkça konuşan bir ülke bütün dünyada iyi bir portre çizer. Arap ülkelerinin tamamı oy vermişti. Afrika ülkelerinden sadece birisi -ismini söylemek istemem, o hariç- hepsi bize oy vermişti. BM’nin Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi beş ülkenin beşi de bize oy vermişti, öyle seçilmiştik. Daha sonra başka bir teşebbüsümüz olmuştu 2014 yılında yine aday olmuştuk. Maalesef görüntümüz bozulduğu için o zaman 60 oy almıştık ve seçilememiştik. Dolayısıyla “dış politika içerde başlar sözü” çok doğru. İçerde güçlü olanın dışarda da çok güçlü bir dış politika gütmesi her zaman mümkündür ve dışarıya da her zaman doğru istikamet verebilir.

O ülkeleri yönetenlerin hiç mi aklı yokmuş 

Genellikle dış politika dediğimizde komplo teorileri çok konuşulur. Tabi ki komplo teorileri vardır, siyasi tarih okuduğunuzda bunun çok örneklerini göreceksiniz. Öyle casuslar göreceksiniz ki, hele soğuk savaş döneminde, neler yapmışlar ülkeler nasıl nerden nereye sürüklenmiş, bütün bunları göreceksiniz.

Hele Türkiye söz konusu olduğunda dünyanın birçok yerinde Türk düşmanı ve Müslüman düşmanı mihraklar, çevreler hep var, bunlar muhakkak var. Bunları bileceğiz, naif olmayacağız ama eğer her şeyi komplo teorilerine bağlamaya kalkarsak o zaman da o ülkeleri yönetenlerin hiç mi akılları yokmuş sorusunu sormamız gerekir. Allah herkese akıl vermiş. O ülkelerin yöneticilerinin, liderlerinin, sorumluluk taşıyanlarının hiç mi aklı yokmuş diye sorgulamamız gerekir. Bu anlamda baktığınızda şöyle geriye gittiğinizde öyle acı gerçekler vardır ki bugün çok üzüldüğümüz Irak ve Suriye gibi iki komşumuz, iki ülkenin de bel kemiği tamamen kırılmış durumda. Ne kadar acı."

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

Türkiye'de yaşamaktan memnun musunuz?

yukarı çık