• 23 Kasım 2017, Perşembe 10:09
BahriOlgun

Bahri Olgun

Çocuklarımızı Gerçekten Seviyor muyuz?

Aaaa bu nasıl bir soru demeyin!
Son derece düşünüp taşınarak yazıyorum bu yazımı. Siz kendinizin de bir zamanlar çocuk olduğunuzu unutmadan, bugünkü dünyamızı, ülkemizi, şehrimizi, mahallemizi ve evimizi, aile ve sosyal çevremizi düşünün. İyi düşünün! İzninizle düşünmenize birazcık yardım edeyim:

Dünyada son derece yoğun açlık var mı? Var.

Dünyada birçok yerde savaşlar var mı? Var.

Dünyada birçok yerde savaşlarda çocuklar ölüyorlar mı? Ölüyor.

Dünyada birçok yerde hastalıktan çocuklar ölüyor mu? Ölüyor.

Dünyada gelir dağılımı ülkeler arasında dengeli mi? Hayır.

Dünyada eğitim olanakları ülkeler arasında dengeli mi? Hayır.

Dünyada ozon tabakası- küresel ısınma- buzul erimesi tehdit mi? Evet.

Ülkemizde can güvenliği tam olarak var mı? Hayır.

Ülkemizde çocuk sağlığı tam olarak var mı? Hayır.

Ülkemizde çocuk eğitimi tam olarak var mı? Hayır.

Ülkemizde terör olayları var mı? Var.

Ülkemizde çarpık kentleşme var mı? Var.

Ülkemizde çevreye duyarsızlık var mı? Var.

Ülkemizde gelir dağılımda eşitsizlik var mı? Var.

Ülkemizde kız- erkek çocuklarına eşit bakılıyor mu? Hayır.

Barış ortamı sağlanabilir mi? Hayır

Geleceğimiz güvende diyebiliyor muyuz? Hayır.

Çocuklarımız sağlıklı beslenebiliyor mu? Hayır.

Bütün komşularımızla din-dil-ırk-cinsiyet ayrımına bakılmaksızın sadece insan oldukları için barış içinde yaşayabiliyor muyuz?

HAYIR.

Peki, yukarda saydığım ve bu şekilde sayabileceğim yüzlerce soru ve sorun varken biz çocuklarımıza güzel bir dünya, güzel bir ülke bıraktık diyebiliyor muyuz?.. Hayır.

O halde, bunlardan kim ya da kimler sorumlu? Sizi duyar gibiyim. Hayır, hayır kesinlikle iktidar sorumlu değil. Biz toplum olarak ebeveyn olarak sorumluyuz. Çocuklarımıza böyle bir dünya, böyle bir ülke, belirsiz bir gelecek bıraktığımız için utanmalı, sorumluluk duymalıyız. Saydığım ve sayabileceğimiz onlarca olumsuzlukları, kim nasıl bertaraf edecekse ona yönelmeli, ülkeyi bu halde, dünyayı bu halde tutanlara hesap sorabilmeliyiz. Düşüncemiz ne olursa olsun –kim ne derse desin- özgürce ifade edip yazabilmeliyiz. Tabi ki toplumlar layık olduğu düzenle yönetilirler, yönetenlerde hata varsa bu sadece onları hatalı yapmaz. Onları yönetime getirenleri, yönetimde tutanları, yönetimde kalmalarına seyirci kalanları da hatalı yapar.

Çocuklarımızı gerçekten sevseydik eğer. Tam bir modern sömürü düzeni getiren; monetarist piyasa ekonomisine, yeni modern sömürgeciliğe, ırksal ve dinsel üstünlük taslamalarına… Para için, pul için,  çevre kirliliğine, atom santrallerine, uyduruk demokrasi vaadleri ile süslenen petrol ve ekonomi savaşlarına ‘HAYIR’ demek için sokaklara dökülmemiz gerekirdi. Tankların önünde durma cesareti gösteren halkım; çocuklarımız için, değil tankın, uçağın, topun, her şeyin önünde durur, durmalıdır. Öyle değil mi?

Simdi size tekrar soruyorum.

Biz çocuklarımızı gerçekten seviyor muyuz?


MAKALEYE YORUM YAZIN

DİKKAT! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Türkiye'de yaşamaktan memnun musunuz?

yukarı çık