• 17 Kasım 2017, Cuma 5:37
FarukOralbi

Faruk Oralbi

Okumak Deyince...

Bir kitap fuarı daha geride kaldı. Yolluklar hazırlanıyor, içi doldurulacak boş çantalar hazır ediliyor ve sabahın erken saatlerinde fuar alanına doğru şehrin uzak semtlerinden bile heyecanlı bir yolculuk başlıyor.

Özellikle hafta sonu fuara ilk kez gelenler zannediyor  ki, Türkiye’de insanlar “okuyorlar“, tüm standların önü hınca hınç dolu, koridorlarda zor yürünüyor, imza peşinde koşanlar, ayak üstü entellektüel sohbet ortamı yaratanlar, tam bir şenlik havası, hava buram buram kültür kokuyor.

 “Bunlar sosyal medyada uzun yazı okuyamayan kesim olamaz. “ diye düşünüyorum kendi kendime.

Acaba okuyoruz da farkında mı değiliz? Baksanıza millet birbirini ezecek neredeyse. Kucağına on tane kitap sığdırdığı halde halen imza peşinde koşan bile var.

Sonra yine düşünüyorum; “Onbeş bin kişi alır mı acaba aynı anda bu alan?“

İstanbul ‘un nüfusu onbeş milyon, matematiğim biraz zayıf ama binde bir oranı olduğunu bulabildim.

Bu rakam bana pek bir itici ve irkiltici geldi, kendi kendime Polyannacılık oynamaya karar verdim ve “Hadi şunu yüzde bir yapalım “ dedim.

Yani 75 milyonluk Türkiye’de 750 bin “sağlam okur “ var diye bir tez yarattım kendi kendime. Tahminler yanıltıcı olmasın diye de biraz istatistikleri karıştırdım.

Uluslararası Yayıncılar Birliği ve TÜİK 2016 verilerine göre;

Kitap okumak Türk insanının ihtiyaç listesinde 235. sırada. Kitap okumaya ayırdığımız süre  günde ortalama sadece 1 dakika.

Okuma alışkanlığında dünyada 86. sıradayız.

Buna karşılık TV izlemeye ortalama 6 saat, internete bağlanmaya 3 saat ayırıyoruz.

Dünyada kişi başına kitap harcaması 1.3 Dolarken, Türkiye'de ise bu rakam 25 Sent...

Çocuklara kitap hediye edilmesi sıralamasında Türkiye 180 ülke içerisinde 140. sırada…

Resmi kayıtlara göre son 10 yılda 37 şehirde 66 kütüphane açılabilmiş, 44 şehirde hiçbir kütüphane açılamamış. 127 kütüphane geçici olarak kapalı.

Demokat Eğitimciler Sendikası Araştırma Merkezi (DESAM) raporuna göre ise Türkiye’de kitap okuma oranı yüzde 0.01... Benim yüzde birlik oranı tutturduk galiba diyerek, son ayakta altılı tutturmuş gibi seviniyorum. Bu çerçevede yapılan çok kapsamlı bir ankette ise kitap okumayanların yarısı gerekçe olarak “Okumakla ilgilenmediğini, okumayı sevmediğini ve okumayacağını “ söylemişler.

Unutmadan, bir de Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “Türkiye’yi en iyi anlayan ülkelerden birinin BURKİNA FASO " olduğunu öne süren bir beyanı olmuştu. Merak ettim onu da araştırdım. Zira bu boyutta bir anlama kapasitesi için oldukça yüksek bir eğitim düzeyi
olması gerekiyordu.

Yanılmamışım…

Birleşmiş Milletler Gelişme raporuna göre Burkina Faso, yapılan çalışmalar ile 1990'daki 12.8% lik okuma-yazma oranı 2008'de 25.3%'e çıkmış olmasına rağmen, halen dünyanın en cahil ülkelerinden birisi konumunda. Kısaca bizi anlamaya layık görülen Burkina Faso, fasa fiso...

Yıl 2017... Yandı gülüm keten helva, geçti Bor’un pazarı sür eşeğini Niğde’ye…

Esas endişem şudur ki; Bu “Türkiye’de insanlar okumuyor “ söyleminde aynı tempo ile devam edilirse, bundan 20 yıl sonra “ Türkiye’de insanlar okuyamıyor “ söylemine dönüşmesin.


MAKALEYE YORUM YAZIN

DİKKAT! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık